İstanbul doğumlu olan Adil Yıldırım, Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Fransızca Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra on yıl süreyle İtalya’da yaşadı. Bu süre zarfında, Milano Teknik Üniversitesi Politecnico di Milano’da “International Marketing” alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra Birleşmiş Milletler Roma ofisinde iki yıl süreyle görev aldı.
İş hayatının yanı sıra, davranış bilimleri ve insan ilişkilerine olan merakı nedeniyle bu alanlarda kendini geliştirmeye karar verdi ve İtalya, Almanya ve Fransa’da çeşitli eğitimlere katıldı. ICF – Uluslararası Koçluk Federasyonu bünyesinde davranış bilimleri uzmanı ve mentor olarak eğitimlerini İtalya’da tamamlayan Adil Yıldırım, bir yandan da ortaokul yıllarından beri devam eden edebiyat merakını sürdürdü ve iki binli yılların başında yazdığı Novella türü hikayeler İtalyan Corriere della Sera Gazetesinin hafta sonu eklerinde düzenli olarak yayınlandı
Fanatik bir roman okuru olduğunun altını çizen Adil Yıldırım, Türkiye’ye döndükten sonra Gecede Saklı Yalnız Aşklar adlı ilk romanını yazdı ve bu roman iki bin on yedi senesinde yayınlandı. Bu romanın ardından hayatımızdaki spiritüel dinamikleri kaleme aldığı Zamanın Sessiz Ruhu ve Gecede Saklı Yalnız Aşklar’ın devamı niteliğinde olan Med Cezir adlı romanları iki bin on dokuz senesinde okurlara ulaştı.
Yazarın narsist anti-kahraman Mert Atalay karakterini ve şiddet içeren sahneleri okura sunduğu Şeytan Tüyü, edebiyat dünyasında tartışma yarattı çünkü ilk defa insanın kötülüğünü gözler önüne serdiği bir roman ortaya koyuyordu.
Ardından iki bin yirmi senesinde Elli Maddede İlişkiler yayınlandı ve bugün Türkiye’de ilişkilerin baş ucu eseri haline geldi.
Flört Etme Sanatı, nisan iki bin yirmi bir tarihinde okurlarıyla buluştu ve Türkiye’de toplum dinamikleri ve flört etme yolları üzerine yazılan ilk kitap olarak raflarda yerini aldı. 40 rakamının insan hayatında yeni bir spiritüel kapı açtığına inanan Adil Yıldırım, kırk yaşına girdiği iki bin yirmi iki tarihinde yedinci kitabı olan 40+ İtiraf Hikayeleri ile okurlarıyla buluştu. Kitapta, çevresinde kırk yaşını aşmış insanların itiraflarına yer vererek hem onların hem de insanlık tarihindeki ortak bilincin karanlık yüzüne ışık tutmayı amaçladı. Elli Maddede Sosyal Medya Aşkları, günümüzde insan hayatını esir alan internet ve sosyal medya üzerinde yaşanan sanal ilişkilere kimi zaman dehşete düşüren detaylarıyla ışık tutuyor.
Spiritüalizm akımına gerek kitaplarında gerekse Youtube videolarında yer veren yazar, İtalya’da kendisine destek olan Sandro Spada’ya ithafen yazdığı Zamanın Sessiz Ruhu serisinin ikinci kitabını Farkındalık Okyanusu adıyla okurlara sundu.
Elli Maddede Evlilik, Türkiye’de sosyolojik olarak evlilik kurumunun günümüzde yaşadığı sorunları çözüm önerileriyle aktaran kapsamlı bir kitap olarak yayınlandı.
Bana Gelsene, nesiller arasındaki anlayış farkına değinerek Z kuşağının ilişki dinamiklerini gözler önüne seren hikayeleriyle okurla buluştu. Kitabın içindeki bazı hikayeler tartışmalara yol açtı çünkü gençliğin içinde bulunduğu ruh halini tüm gerçekliğiyle ortaya koydu. Adil Yıldırım bu kitabında yine, olanı olduğu gibi anlatmayı tercih etti.
Yıllar içerisinde ilişkilerin, flörtün, sosyal medyanın ve evliliğin baş ucu kitaplarını okurlara ulaştırmayı başaran yazar, bir yandan da Harvard Üniversitesi’nde “Sociology MSc” bilim dalında Yüksek Lisans Eğitim programına devam etmektedir.
Adil Yıldırım, yazarlık serüvenini şöyle tanımlıyor; “Yazmak en büyük terapidir, insan yaşarken yalan söyler ancak yazarken yalan söyleyemez; çünkü yazarken kendi ruhuyla yüzleşmek zorundadır”
kitap yazarı
takipçi
seminer
danışan










